Malta Plajları: En Güzel Koylar ve Plajlar
Malta’da yaşayan bir ekip olarak sizlere şu kadarını net bir şekilde söyleyebiliriz: Bu adanın en güzel yanı, denize girmek için illa upuzun, organize bir kum plajı aramak zorunda olmamanızdır. Tam bir ada ülkesi ruhuna sahip olduğu için, Malta’nın hemen hemen her yerinde, her an kendinizi o serin sulara bırakma imkanınız var.
Bizler burada yaşarken günün herhangi bir saatinde, dilediğimiz kayalıktan veya kıyıdan denize girmenin özgürlüğünü sonuna kadar hissediyoruz. Atmosfer o kadar canlı, o kadar kucaklayıcı ki… Düşünün; farklı kültürlerden gelen insanlar yan yana, kendi yerel müzikleri eşliğinde denizin ve güneşin tadını çıkarıyor.
Özellikle yaz aylarında Malta’da “denize girme saati” diye bir kavram tamamen ortadan kalkar. Gece yarısı bile suların içinde serinleyen, sohbet eden, 24 saat kesintisiz bu keyfi yaşayan insanları görebilirsiniz. Eğer buraya eğitim için geliyorsanız (ki biz acente olarak Malta dil okullarına gelen öğrencilerimize hep bunu söyleriz), göreceksiniz ki deniz kenarları sadece yüzmek için değil; adanın en büyük, en doğal ve en keyifli sosyalleşme alanlarıdır.
Turistler ve Öğrencilerin için vazgeçilmez sosyalleşme alanları arasında yer alan Malta Yüzme alanlarının yanı sıra birbirinden güzel kum plajları ve koyları ile de oldukça popüler .
Şimdi gelin; ister ayaklarınızın altında yumuşacık bir kum arıyor olun, ister kayalıklardan masmavi sulara atlamayı sevin, bu eşsiz adada mutlaka uğramanız gereken en güzel plajlara ve koylara birlikte göz atalım.
Malta’nın En İyi Kum Plajları: Konfor ve Sosyalleşme Bir Arada
Kayalık koylardan ziyade, klasik bir deniz keyfi arayanlar için Malta’nın kuzey bölgeleri tam bir cennettir. Üstelik burada yaşadığım dönemden en iyi bildiğim şeylerden biri; bu bölgelere otobüsle ulaşımın oldukça kolay olmasıdır. Adanın bu kısmında kum plajları birbirine o kadar yakındır ki, gün içinde tek bir yere bağlı kalmadan rahatlıkla plajlar arası geçiş yapabilirsiniz.
Dünyanın her yerinden gelen sıcakkanlı insanlarla kaynaşabileceğiniz, enerjisi hiç düşmeyen bu plajların başında ise şüphesiz Mellieħa ve Golden Bay geliyor.
Mellieħa Bay (Għadira): Adanın En Uzun Kumsalı ve Eğlence Merkezi
Mellieħa Bay, uzun ve geniş kumsalıyla Malta’nın en popüler kum plajlarından biridir. Sığ denizi sayesinde sadece yüzmeyi yeni öğrenenler veya çocuklar için değil, gün boyu denizin içinde yürüyüp sohbet etmeyi sevenler için de harika bir ortam sunar.
Burayı sadece bir plaj olarak düşünmeyin, adeta denizin üzerinde bir yaşam alanıdır:
- Aktivite ve Eğlence: Jetski ve deniz bisikleti kiralayarak denizin tadını çıkarabilir veya suyun üzerine kurulan, tam anlamıyla bir “plaj Survivor’ı” hissiyatı veren şişme oyun parkurunda enerjinizi atabilirsiniz.
- Yeme – İçme Kültürü: Karnınız acıktığında veya canınız buz gibi bir şeyler çektiğinde uzaklara gitmenize gerek yok. Sahil boyunca dizilmiş büfelerden kokteylinizi ve içkinizi alabilir, şezlongunuza uzanıp anın tadını çıkarabilirsiniz. Akşam yemeği içinse plajın hemen yakınlarında bulunan, birbirinden lezzetli deniz ürünleri sunan restoranlar harika birer alternatiftir.
- Konfor ve Sosyalleşme: Şezlong ve şemsiye kiralama imkanları sayesinde konforunuzdan ödün vermezsiniz. En güzeli de, dünyanın dört bir yanından gelmiş insanlarla burada kolayca sohbete başlayabilir, Malta’nın o kozmopolit ve sıcak ruhunu tam anlamıyla yaşayabilirsiniz.
Golden Bay: Adalıların Favorisi ve Rüya Gibi Bir Gün Batımı
Eğer bize “Malta’da yaşayanların en çok tercih ettiği, o evrensel hissi en yoğun yaşayabileceğin plaj hangisi?” diye sorarsanız, tereddütsüz Golden Bay deriz. Burası kelimenin tam anlamıyla rüya gibi bir yer. Dünyanın en büyüleyici gün batımı manzaralarından birini izlerken, etrafınızda dünyanın dört bir yanından gelmiş farklı kültürlerden insanların aynı anda bu güzelliğe tanıklık ettiğini görmek, insana inanılmaz evrensel ve bütünleştirici bir his veriyor.
Geniş kumsalının yanı sıra, yüzme alanının kenarlarını çevreleyen kayalıklar buraya doğal bir karakter katıyor. Üstelik plajın içinde deniz kaplumbağaları için ayrılmış özel bir koruma ve yaşam alanı bulunması, buranın doğayla ne kadar uyum içinde olduğunu gösteriyor.
Golden Bay’i hem yereller hem de öğrenciler için vazgeçilmez kılan özellikler ise şunlar:
- 24 Saat Güvenli Yüzme Deneyimi: Gündüzleri cankurtaranların görev yaptığı, şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz tam donanımlı bir plajken; gece olduğunda 24 saat boyunca güvenle ve huzurla denize girebileceğiniz bir cennete dönüşüyor.
- Hareket ve Sosyalleşme: Kumların üzerinde kıyasıya geçen plaj voleybolu maçlarına katılabilir, farklı insanlarla anında kaynaşabilirsiniz. Denizin üzerinde biraz hız ve heyecan arıyorsanız jetski veya deniz bisikleti kiralama imkanları da mevcut.
- Pratik Yeme-İçme İmkânı: Sahildeki ufak ve samimi büfe, deniz keyfinizi hiç bölmeden soğuk içeceklerinize veya atıştırmalıklarınıza kolayca ulaşmanızı sağlıyor.
Riviera Bay (Għajn Tuffieħa): Merdivenlerin Sonundaki Büyüleyici Kaçış
Golden Bay’in hemen yanı başında yer almasına rağmen, atmosferiyle ondan tamamen farklı bir dünyaya açılan bir yer Riviera Bay. Burası daha giriş anından itibaren insanı büyüleyen bir yapıya sahip. Etrafı yüksek dağlar ve tepelerle çevrili bu küçük, samimi plaja ulaşmak için o meşhur uzun merdivenleri inmeniz gerekiyor. Ama inanın bana, aşağıda sizi bekleyen manzara ve o izole doğa hissi, attığınız her adıma fazlasıyla değiyor.
Büyük ve kalabalık plajların aksine burası doğayla baş başa, çok daha butik ve özel bir plaj deneyimi sunuyor. Riviera Bay’i benim için ve adadaki birçok insan için unutulmaz kılan detaylar ise şunlar:
- Sörf ve Su Sporları: Adada dalga sörfü denilince akla ilk gelen yerlerden biridir. Deniz sörfü yapabilir veya plajdan sörf tahtası kiralayarak dalgaların tadını çıkarabilirsiniz. Su sporlarıyla ilgilenenler için enerjisi harika bir koy.
- Lokal Lezzetler (Kendi Birasını Üreten Mekan): Plajın hemen yanı başında yer alan ve denizden çıktıktan sonra soluklanabileceğiniz harika bir mekan var. Kendi ürettikleri butik biraları yudumlayıp, adanın en lezzetli pizzalarından birini yerken günü batırmak buranın en büyük ritüellerinden biri.
- Yıldızların Altında Gece Gözlemi: Çoğu kişi gün batımından sonra eşyalarını toplayıp gitse de, asıl büyü gece başlıyor. Gökyüzü karardığında, etrafı dağlarla çevrili bu koyda ışık kirliliği azaldığı için; kumsala uzanıp ayı, yıldızları ve gökyüzünün o muazzam derinliğini izlemek inanılmaz büyüleyici bir atmosfere dönüşüyor.
Paradise Bay: Egzotik ve Butik Bir Kaçış Noktası
Kuzeydeki o popüler plaj kalabalığından biraz daha uzaklaşıp, daha butik ve samimi bir yer arıyorsanız size harika bir sır verelim: Paradise Bay. Adının hakkını sonuna kadar veren bu küçük kumsal, Malta’nın en iyi plajları arasında olmasına rağmen diğerlerine kıyasla daha az popülerdir. Tam da bu yüzden o egzotik, huzurlu yapısını korumayı başarmıştır ve insana adım attığı andan itibaren inanılmaz iyi hissettirir.
Cirkewwa bölgesini uzaktan izleyebileceğiniz bu koy, büyük tesislerin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için birebir. Paradise Bay’i bizim gözümüzde özel kılan detaylar ise şunlar:
- Dalış Tutkunlarının Favorisi: Berrak suları ve gizemli su altı yapısı sayesinde profesyonel dalış ekipleri tarafından en çok tercih edilen bölgelerden biridir. Şnorkelinizi alıp bu egzotik su altı dünyasına mutlaka bir göz atmalısınız.
- Samimi ve İzole Atmosfer: Devasa bir kumsal yerine sizi adeta kucaklayan küçük bir plajı var. Bu butik yapı, denizle ve doğayla çok daha bütünleşik hissetmenizi sağlıyor.
- Tatlı Molalar: Kumsalın hemen yanı başındaki restoran ve dondurmacı, denizden çıkıp sıcak kumlarda soluklanmak istediğinizde gününüzü kurtarıyor. Malta güneşinin altında, elinizde dondurmanızla Cirkewwa manzarasını izlemek buranın en keyifli ritüellerinden biri.
Kayalık Koylar ve Yüzme Noktaları: Malta’nın Asıl Ruhu
Malta’da yaşarken en çok keyif aldığımız şeylerden biri de adanın o kendine has kayalık yapısıydı. Kum plajları elbette çok güzel, ancak Malta’nın gerçek karakterini ve o cam gibi berrak, pırıl pırıl sularını görmek istiyorsanız rotanızı mutlaka kayalık koylara çevirmelisiniz. Buralar sadece denize girip çıkılan yerler değil; havlunuzu dümdüz bir kayanın üzerine serip bütün gün güneşlendiğiniz, suyun altındaki yaşamı HD kalitesinde izlediğiniz ve adanın ruhunu en derinden hissettiğiniz muazzam atmosferlerdir.
Bu kayalık koylar arasında öyle bir yer var ki, adanın tartışmasız en eğlenceli ve ikonik noktalarından biri: St. Peter’s Pool.
St. Peter’s Pool: Adrenalin, Eğlence ve Doğallık Bir Arada
Eğer biraz adrenalin arıyorsanız ve sıradan bir yüzme deneyimi size yetmiyorsa, St. Peter’s Pool tam size göre. Burası, adını aldığı “doğal havuz” görünümüyle turistler tarafından en çok ziyaret edilen ve sosyal medyada en çok karşınıza çıkan yerlerin başında geliyor.
Buranın atmosferini diğer tüm koylardan ayıran ve burayı bu kadar popüler yapan eşsiz detaylar şunlar:
- Adrenalin ve Atlama Yarışmaları: Denize usulca girmek yerine birkaç metre yükseklikteki falezlerden o turkuaz sulara atlamak buranın yazılı olmayan kuralı! Arkadaşlar arasında iddialaşmaların yapıldığı, atlama challenge’larının (meydan okumalarının) düzenlendiği inanılmaz enerjik bir ortamı var. Birisi atladığında dünyanın dört bir yanından gelen insanların onu alkışlaması, buradaki o eşsiz sinerjinin en güzel özetidir.
- Tamamen Doğal ve El Değmemiş Atmosfer: Etrafında hiçbir ticari işletme, kafe veya restoran yok. Sizi tamamen doğayla baş başa bırakan, samimiyetin ve doğallığın en üst seviyede olduğu bir yer. Bu yüzden buraya gelirken suyunuzu ve atıştırmalıklarınızı çantanıza koyup gelmeniz gerekiyor.
- Kayalıklarda Evrensel Sosyalleşme: Havlunuzu o pürüzsüz kayalıkların üzerine serip güneşlenirken, yanınızda farklı bir ülkeden gelmiş bambaşka bir kültürle sohbet ederken buluyorsunuz kendinizi. Yüzme molalarında kayalıklarda uzanıp bu evrensel ortamın tadını çıkarmak paha biçilemez.
Günün Finali: Marsaxlokk’ta Taze Balık Şöleni St. Peter’s Pool’da bolca enerji harcayıp, kayalıklardan atlayıp o eşsiz suların tadını çıkardıktan sonra yapabileceğiniz en mükemmel etkinlik belli: Hemen yanı başındaki meşhur balıkçı kasabası Marsaxlokk‘a geçmek. Renkli luzzu teknelerinin sıralandığı bu şirin sahil kasabasında, günün yorgunluğunu birbirinden lezzetli, günlük tutulmuş taze balık ve deniz ürünleri yiyerek atabilirsiniz. Denizden çıkıp deniz ürünlerine doymak, bu bölgenin en güzel ritüelidir.
Blue Grotto Çevresi: Mağaraların Gölgesinde Büyüleyici Bir Deneyim
Doğanın bize sunduğu en büyüleyici manzaralardan birine, devasa mağaralarla denizin o muazzam uyum içinde birleştiği Blue Grotto çevresine uzanıyoruz. Acente olarak Malta’ya gelen öğrencilerimize her zaman söylediğimiz gibi, burası sıradan bir yüzme noktasından çok daha fazlası; klasik plajlardan sıkılıp farklı bir deneyim arayışında olanlar için kesinlikle vazgeçilmez bir bölge.
Burayı diğer tüm koylardan ayıran ve bize “İyi ki buradayız” dedirten o özel detaylar ise şunlar:
- Güneşi Az Sevenler İçin Serin Bir Sığınak: Adanın yakıcı yaz güneşinden biraz olsun kaçmak istiyorsanız, mağara içleri tam size göre. Bu gölgelik ve serin alanlarda, doğrudan mağaranın içine kamp sandalyenizi kurup veya havlunuzu serip oturabileceğiniz doğal alanlar bulunuyor. Bu eşsiz atmosfer, insana gerçekten çok farklı ve huzurlu hissettiriyor.
- Mağaradan Denize Yüzme Deneyimi: Sadece kıyıdan değil, doğrudan mağaranın o loş ve gizemli atmosferinden açık denizin turkuaz sularına doğru yüzmek, burada yaşayabileceğiniz en unutulmaz hislerden biri.
- Şnorkelle Zengin Sualtı Keşfi: Su o kadar berrak ki, eğer yanınızda şnorkeliniz varsa yüzerken etrafınızda dönüp duran onlarca farklı renkte balığa rastlayabilirsiniz. Burası adeta doğal bir akvaryum gibi.
- Lezzet Durakları: Deniz ve mağara keşfiyle geçen harika bir günün ardından, hemen etrafta konumlanmış birbirinden güzel deniz ürünleri restoranlarına geçebilirsiniz. O muazzam manzaraya karşı taze balık yemek, bu bölgenin en keyifli tamamlayıcısıdır.
Blue Lagoon (Comino): Turkuazın En Saf Hali ve Tropikal Bir Rüya
Comino adasındaki Blue Lagoon (Mavi Lagün), şüphesiz tüm Malta takımadalarının en popüler ve en fotojenik noktasıdır. Üzerinde hiçbir yerleşimin, otelin veya yaşam alanının bulunmadığı bu bakir ada, doğallığını tamamen korumaya devam ediyor. Suyu o kadar parlak ve o kadar turkuaz ki, içine girdiğinizde kendinizi Akdeniz’de değil de okyanusun ortasında tropikal bir adada hissediyorsunuz.
Bu eşsiz adayı bizim için ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için bu kadar özel kılan detaylar şunlar:
- Uluslararası ve Tropikal Atmosfer: Adada yürürken birbirinden farklı dilleri duyabileceğiniz, inanılmaz evrensel bir ortam var. Bembeyaz kumların üzerinde dinlenirken veya o cam gibi suda yüzerken, tam anlamıyla tropikal bir rüyanın içinde olduğunuzu hissediyorsunuz.
- İkonik Ananas Kokteylleri: Blue Lagoon denilince akla ilk gelen ritüellerden biri, içi oyulmuş taze ananasların içinde servis edilen o meşhur kokteylleri yudumlamaktır! Bu adanın adeta simgesi haline gelmiş bu deneyimi yaşamadan ve o meşhur fotoğrafı çekilmeden dönmek olmaz.
- Ulaşım Seçenekleri ve Tekne Turları: Bu bakir adaya ulaşım oldukça keyifli. Dilerseniz gün boyu süren, yemekli ve eğlenceli yat ve tekne turlarına katılarak buraya gelebilirsiniz. “Biz kendi programımızı yapmak istiyoruz” derseniz, ana adadan kalkan düzenli feribot turları ile de kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Sadece küçük bir ipucu: Akşam dönüş feribotlarının saatlerini önceden kontrol etmeyi unutmayın, adada kalmak istemezsiniz!
Blue Lagoon (Comino): Turkuazın En Saf Hali ve Tropikal Bir Rüya
Comino adasındaki Blue Lagoon (Mavi Lagün), şüphesiz tüm Malta takımadalarının en popüler ve en fotojenik noktasıdır. Üzerinde hiçbir yerleşimin, otelin veya yaşam alanının bulunmadığı bu bakir ada, doğallığını tamamen korumaya devam ediyor. Suyu o kadar parlak ve o kadar turkuaz ki, içine girdiğinizde kendinizi Akdeniz’de değil de okyanusun ortasında tropikal bir adada hissediyorsunuz.
Bu eşsiz adayı bizim için ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için bu kadar özel kılan detaylar şunlar:
- Uluslararası ve Tropikal Atmosfer: Adada yürürken birbirinden farklı dilleri duyabileceğiniz, inanılmaz evrensel bir ortam var. Bembeyaz kumların üzerinde dinlenirken veya o cam gibi suda yüzerken, tam anlamıyla tropikal bir rüyanın içinde olduğunuzu hissediyorsunuz.
- İkonik Ananas Kokteylleri: Blue Lagoon denilince akla ilk gelen ritüellerden biri, içi oyulmuş taze ananasların içinde servis edilen o meşhur kokteylleri yudumlamaktır! Bu adanın adeta simgesi haline gelmiş bu deneyimi yaşamadan ve o meşhur fotoğrafı çekilmeden dönmek olmaz.
- Ulaşım Seçenekleri ve Tekne Turları: Bu bakir adaya ulaşım oldukça keyifli. Dilerseniz gün boyu süren, yemekli ve eğlenceli yat ve tekne turlarına katılarak buraya gelebilirsiniz. “Biz kendi programımızı yapmak istiyoruz” derseniz, ana adadan kalkan düzenli feribot turları ile de kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Sadece küçük bir ipucu: Akşam dönüş feribotlarının saatlerini önceden kontrol etmeyi unutmayın, adada kalmak istemezsiniz!
Hangi Mevsimde Nereye Gidilir? Malta’nın Uzun Yaz Sezonu
Malta’da deniz sezonu, Avrupa’nın geri kalanına kıyasla çok daha uzundur. Neredeyse yılın 8 ayı denize girilebilen bu adada, mevsime göre doğru plajı seçmek işin en büyük sırrıdır. Biz öğrencilerimize planlarını yaparken şu aylara dikkat etmelerini öneriyoruz:
- Haziran – Eylül (Yüksek Sezon): Havanın sıcaklığının 28 ile 32°C aralığında olduğu, denizin en keyifli ve plajların en enerjik olduğu dönemdir. Blue Lagoon, Golden Bay ve Mellieħa Bay gibi popüler yerler bu aylarda cıvıl cıvıldır. Bizim tavsiyemiz, bu aylarda en iyi şezlongu kapmak ve kalabalıktan bir nebze kaçmak için plajlara sabah erken saatlerde gitmenizdir.
- Nisan – Mayıs ve Ekim – Kasım (Sakinlik Arayanlar İçin): Suların yavaş yavaş ısındığı veya yaz sıcaklığını hala koruduğu bu “pastırma yazı” dönemleri; Ramla Bay, St. Peter’s Pool ve adanın kuzeybatı kıyısındaki bakir koyları daha sessiz, sakin ve huzurla keşfetmek için harikadır.
Bitmeyen Keşif: Gizli Koylar, Su Sporları ve Tekne Turları
Bu rehberde size adanın en bilindik ve en karakteristik noktalarını anlattık ama inanın, Malta’nın deniz kültürü sadece bu saydıklarımızla sınırlı değil. Turist haritalarında adı bile geçmeyen, sadece bizlerin ve yerel halkın bildiği daha onlarca gizli yüzme alanı ve küçük falez altı koyları var.
Burada yaşamanın ve adanın küçük olmasının en büyük avantajı şudur: Rüzgar kuzeyden esip o bölgeyi dalgalı hale getiriyorsa, otobüse atlayıp sadece yarım saat içinde adanın güneyindeki sakin, çarşaf gibi bir koya geçebilir ve günün tadını bambaşka bir atmosferde çıkarabilirsiniz.
Deniz Sporları ve Adada Keşif: Özellikle yüzmeyi ve su sporlarını seviyorsanız, Malta tam bir oyun alanıdır. Adanın hemen hemen her köşesinde farklı bir deneyim sizi bekler:
- Koylardan deniz kanosu (kayık) kiralayarak karadan ulaşımın olmadığı gizli mağaralara kürek çekebilir,
- Rüzgarlı günlerde sörf tahtanızı alıp dalgaların tadını çıkarabilir,
- Su altı zenginliğini görmek için şnorkelli dalışlar yapabilirsiniz.
Eğer “Biz adayı doğrudan denizden fethetmek istiyoruz” derseniz, Malta’nın dört bir yanından kalkan, birbirinden keyifli yat ve tekne turlarına mutlaka katılmalısınız. Açık denizde süzülmek, sadece teknelerle yanaşılabilen el değmemiş gizli lagünlerde yüzmek, burada geçireceğiniz zamanın en unutulmaz anılarından biri olacak.
Dil eğitimi serüveninizi eşsiz deniz anılarıyla süslemek, havlunuzu ve güneş gözlüğünüzü kapıp bu evrensel atmosferin tadını çıkarmak için Malta’nın serin suları sizi bekliyor. Biz buradayız; keşfetmeye hazır olduğunuzda görüşmek üzere!
Malta Plajları: En Güzel Koylar ve Plajlar
Malta plajları, berrak suları ve eşsiz güzellikleriyle unutulmaz zamanlar yaşamanızı sağlayacak yapıdadır. Comino’da Blue Lagoon, altın kumuyla meşhur Golden Bay, ailelerin tercihi olan Mellieha Bay gibi plajlar vakit geçirmekten keyif alacağınız alanlar arasındadır. Yazın dil okulunda eğitim almanın en güzel taraflarının yanında Malta plajlarında keyifli vakit geçirebilirsiniz. Kum plajlarını seviyorsanız Malta’nın en keyifli kum plajlarını tercih edebilirsiniz. Kayalık bölgelerden atlamayı seviyorsanız Malta’nın benzersiz güzellikleriyle dolu kayalık koylarına uğramadan geçmeyin.
Malta’nın En İyi Kum Plajları
Deniz kenarında keyif yapmanın en güzel taraflarından bir tanesi de kendinizi sıcak kumların üzerine bırakabilmektir. Sert taşlar olmadan, yumuşak kumlar üzerinde güneşlenmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Berrak sulu plajlarda, keyifle yüzmenin tadını çıkarmak için Golden Bay ya da Mellieha Bay gibi bilindik plajları tercih edebilirsiniz.
Mellieħa Bay
Sığ sulara sahip olan Mellieha Plajı, hem çocuklar hem de acemi yüzücüler için harika bir seçimdir. Derin sular yerine daha güvenli olması açısından sığ suları tercih edenler için de güzel bir alternatiftir. Malta’nın en büyük ve en sığ plajıdır. İnce kumlu yapısı yürümeyi kolaylaştırır. Su sporlarını seviyorsanız yine bu plaj size benzersiz deneyimler yaşamanız ve her anın tadını çıkarmanız için fırsatlar sunar. Sadece su sporları değil, şezlong ve şemsiye kiralama hizmeti de verir. Ayrıca restoran bulunduğu için karnınız acıktığında uzağa gitmenize ya da yemek yemek için yer aramanıza gerek kalmaz.
Golden Bay Plajı
Geniş bir plaj olması nedeniyle ferahlık hissi verir. Gün batımı manzarasını izlemek isteyeler için eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Su sporlarını seviyorsanız burada çeşitli aktivitelere katılarak bol eğlenceli zamanlar geçirebilirsiniz.
Kayalık Koylar ve Yüzme Noktaları
Yüksekten atlamayı sevenler için kayalık koylar benzersiz bir yapıdadır. Özellikle feribottan denize atlamayı tercih edenler için birebirdir.
St. Peter’s Pool
Doğal havuz görünümüyle ve kayalık alanlarda atlayarak daha enerjik bir şekilde yüzmeyi tercih edenler için birebirdir.
Blue Grotto Çevresi
Valetta’da bulunan teknelerle gidilebilen bir plajdır. Devasa kaya kemerlerinin bulunduğu bir doğa harikasıdır. Yüzmenin ötesinde, bu manzarayı seyretmek, tekne turlarına katılmak için ideal bir yapıdadır.
Gozo ve Comino Plajları
Bu plajlar, Malta’nın en popüler ve manzarasıyla ünlü plajları arasındadır. Berrak sularıyla yüzmekten keyif alacağınız alanlardır. Sessizliğiyle de dinlenmek isteyenler için ideal plaj alternatifleridir.
Blue Lagoon – Comino
Malta’nın en ünlü plajıdır. Turkuaz renkli olduğu için adını da buradan almıştır. Lagün şeklindedir. Şnorkelle dalış yapmayı sevenlerdenseniz siz de Blue Lagoon’da yüzmekten keyif alabilirsiniz. Malta’nın en çok aranan ve tercih edilen plajında yüzmenin keyfini çıkarmak isterseniz buraya mutlaka gelmelisiniz.
Ramla Bay – Gozo
Kırmızı rengiyle göz alıcı bir orijinalliğe sahiptir. Kırmızımsı kumuyla göz alıcı olmasının yanında geniş ve ferah bir plajdır.
Hangi Mevsimde Hangi Plaj?
Malta’da mevsime göre gidilebilecek plajlar Nisan –Mayıs, Haziran – Eylül, Ekim-Kasım dönemlerinde olmak üzere üç ayrı zaman diliminde gidilebilecek yerler şeklinde ayrılabilir. Haziran – Eylül aralığında gidilebilecek en iyi Malta Plajları arasında Blue Lagoon, Golden Bay, Ghajn Tuffieha, Mellieha Bay, Paradise Bay yer alır. Bu dönemde hava 28-320 derece aralığında değişir. Plajların en kalabalık olduğu dönemdir. Sabah erken saatlerde boş yer bulmak daha kolaydır. Nisan-Mayıs ve Ekim-Kasım dönemlerinde gidebileceğiniz en iyi Malta Plajları arasında ise Ramla Bay, St. Peter’s Pool ve kuzeybatı kıyısındaki koylar yer alır.
Çoğu plaj halk plajıdır ve ücretsizdir. Plaj girişi ücretsiz olsa da genellikle şezlong ve şemsiye kullanımı ücrete tabidir.
Malta’da dil öğrenirken verimli bir tatil yapmak için siz de birbirinden güzel bu plajlara gidebilirsiniz. Yüzmeyi seviyorsanız özellikle yaz aylarında sıcak kumlarla serin suların yarattığı eşsiz dengeyi yakalamaktan keyif alabilirsiniz.
Blue Lagoon, Ramla Bay, Ghajn Tuffieha, Dwejra Bay en iyi manzaraya sahip olan Malta plajları arasındadır.
En iyi aile plajı Melieha Bay’dır.